7 Eylül 2012 Cuma

Counter-Terorist

Üniversite kayıtları için, internet kafede çıktı olaylarını hallederken çocuklar counter-strike oynuyor.
Yaşları maksimum 13.
Ben ilk counter-strike oynadığımda 12 yaşındaydım.
Kürt,Laz,Çerkes hepsini Türk diye bilirdim.
Türk kavramını da böyle ırk diye değil devletin vatandaşı olarak yani.
Baya malmışşım özetle.
Neyse.
İnternet kafede karşılaştığım durum beni ürküttü açıkçası.Çocuklar counter'a ''TÜRK'', teröriste ''KÜRT'' diyorlardı.Bu olay Avrupalı veya Amerikalı çocukların müslümanlar için ''terörist'' demesi gibi bir şey.Hatta daha da kötüsü.
Çocukların size konuşmalarından birkaç kesit paylaşayım:
''Kürtlerin yerindeyim.''
''Sen Kürt(terörist) müsün ? Türk(counter) mü?''
...

Cidden başkası söylese ya da internette okusam inanmazdım.Provakatif amaçla yazmıştır der geçerdim.Taki bu durumla karşılaşana kadar.

Bu çocuklar neye göre böyle itamlara alıştı.Çocukların arasında Kürtte var büyük ihtimal.
Ama gerçekten çok yazık.Tabi çocuk ya ne anlar(benim 12 yaşında ki halim gibi) diye geçeriz ama insan yine de düşünüyor.
Yeri geldiğinde de korkuyor.

2 Eylül 2012 Pazar

PKK hakimiyeti-imiş

PKK yandaşı medyayı ve onlara destek veren özgürlükçü demokratları(!) sadece düşünüyorum.
Şemdinli'de ilçeyi gören hakim tepenin birine PKK kendi bayrağını dikmiş.
Ve
Manşetler ve tweetler.
#Ovv Şemdinli düştü.
#Şemdinli'de PKK hakimiyeti.
#Asker Şemdinli'de PKK'ya yenildi.
ya da
#PKK bitiyor son çırpınışlar.
#PKK köşeye sıkıştı.
#Kaybedeceğini anlayan PKK kıvranıyor.

Her olayda taraflar yıllardır aynı şeyleri söylüyorlar.Dön dolaş aynı hadise yani.

Bayrak konusuna geri dönersek.
O bayrak kaç dk? kaç saat? kaç gün? durabildi.Durması önemli değil desek de, bayrak dikmek, yol kesmek, haraç toplamak, tehdit etmek çok mu zor?

Niye bunlar, bu kadar gündem de kalabiliyor.Şehir merkezlerin de ki mitinglerinde kendi bayraklarını çıkarabilen, bunlara izin verilebilen bu özgür(!) ortamda böyle olaylar nasıl etki bırakabiliyor.

Kesinlikle heyecan yapmanın bir anlamı yok.Dünyanın hiç bir yerinde zor değil bu şeyler.En azından gözlemlerim böyle.

PKK Şemdinli'ye kendi bayrağını dikti:
Sonra Asker Şemdinli'ye bayrak dikti :

30 Ağustos 2012 Perşembe

Bu Bayram Halkın mı yoksa Liderin mi Zaferi?


30 Ağustos 
Zafer Bayramınızı kutlarım.
Hızla ve hınçla konuya giriyorum.
Ne yaptınız sanki bugün, klavye başında vatansever olmaktan başka.
Kaçımız biliyor bugün ne oldu da Zafer Bayramı dendi.
Açıkçası beni Zafer ve Düşmanların ülkeden def edilmesi ilgilendiriyor.
Şimdi niye mi böyle diyorum?
Cumhuriyeti kuran, ülke de düşmana karşı savaşan; kim olursa olsun takdir etmek gerekiyor.
Cumhuriyetçiler İslamcıların emperyalist ülkelere karşı savaşmadığını söyler.
İslamcılar da Cumhuriyeti beğenmez.
Beğenmediğinden dolayı Atatürk'e çamur atıyorlar yada eleştiriyorlar.Onu ben bilemem.
Peki ''Cumhuriyetçiler neden İslamcıları sevmez.''
Osmanlıdan ötürü.Bu kadar.
Bir de yapılan inkılaplara karşı ayaklanmalar yarattığı için yada direk gerikafalı(!) olduklarını düşündükleri için.
bla bla bla diye de gidebilir tabi.Neden mi yok sanki?

Resmi bayramları Cumhuriyetçiler sabırsızlıkla mı bekliyor peki?
Gelse de bir Zafer Bayramı Atatürk'ü ansak.
Savaş belgesellerini izlesek.
Bayrakları çıkarsak.
Nutuk kitabını alıp ta okusak.
Ya da Anıtkabir'e ziyarete gitsek.
Pehhh..

Yapılan aslında kısa ve öz:
Evde tatilin tadını çıkarmak.

Hep konuşurlar ama böyle olur.

***

En önem verdiğim resmi bayramdır benim Zafer Bayramı.
Zafer Bayramı tüm düşmanın ülkeden def edilmesidir benim için.
Hepsinin anasıdır.

Bir de sadece Kafkasya ve Çanakkale cephesi mi vardı bizde?
Yoksa bu da mı -sadece lider- uğruna bu hale geldi.
Hicaz cephesi, Filistin cephesi, Irak cephesi, Avrupada ki cepheler..
Buraları tarih kitapları kısa ve sadece Atatürk'ün orada ki olaylarıyla anlatıyor.
Ben bunu istemiyorum işte.

Atatürk mükemmel bir asker bana göre.Kıvrak zekası dehşet verici.
Trablusgarp olayı beni çok etkilemiştir mesela.
Ama ben Atatürk'ün yaptığı savaşları ve kahramanlıkları bildiğim kadar bir Kazım Karabekir'i, Filistin cephesi komutanı Cemal Paşa'yı, bunları da bilip onları da yad etmek isterim.
Tüm yurttaşlar olarak bunu isterim.
Devletin bunu yapmasını da beklerim.

Bu -sadece lider- saçmalığını günümüze uyarlarsak.
Bir 'Adalet ve Kalkınma Partisi' diye bir parti var.
Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.
320 küsür milletvekili var.21 tane de bakanlık.Ama övgüsünden yergisine kadar her şey Erdoğan'a.

-Liderlerin egemeliğinde bir topluluk- olmamasını herkes ister belki; ama mecburuz herhalde.
Taaa.. Osmanlıdan.
Ne Osmanlısı eski Türk Devletlerinden bu zamana kadar çark hep böyle dönmüş.

İşte anlatmak istediğim bu.
30 Ağustos Zafer Bayramı ''Halkın mı yoksa Liderin mi Zaferi?''

28 Ağustos 2012 Salı

İstekler ve Sonuçları

Beklentiler ve sonuçları hakkında bir ağlayış sergilemek istemiştim.Kendi yazdığımdan ibret aldım.Yazıya aşağıdaki metinle başladım ve bitirdim.Kısa ve öz oldu.İbrette tam anlamıyla alındı.

Hiç bir şey beklendiği gibi gitmez.

Hep bir şeyler isteriz.Şuraya gideceğiz sonra ordan bunu alacağız sonra böyle yapacağız sonra sonra sonra... Ama olmaz.Olanları da es geçeriz.

Hep böyle olmadı mı sizde de?