Gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2013 Perşembe

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonları

Ülkemiz malum çok hareketli günlerine, bir yenisini daha ekledi.Bu sefer aynı kanatta duran gruplar birbirlerine silah çekti.AK Parti'nin dershaneleri kapatma isteği, cemaatin ise elindekileri koz söylercesine ortaya atarak AK Parti'yi yıpratma(!) çabası.Bunların yanında  'Bunun arkasında Amerika var, onun arkasında da İsrail' hikayeleri dolaşmasaydı, aklımız kalırdı.Lobiler, sermaye sahipleri, küresel güçler...

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Son 3 günde Türkiye

Saldırılar ve fanatiklik boyutlarıyla son 3 günde Türkiye.

Haftasonunun ilk günü Cumartesi.

Hatay Reyhanlı'da bombalar patlamış.Onlarca ölen insan var.
İlk aklıma gelen, Esad'a yakın olan örgütlerin bu olayı yaptığıydı.Ama eski ergenliklerimi bir kenara bırakıp sağduyu içerisinde bekledim.Her şey ortaya çıksın.O zaman ne laf ediliyorsa edilsin kanısındaydım.Sustum.Kendimce araştırmaya başladım, haber sitelerinden.İlk olarak El Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi'nin bu olayla ilgilisi olduğu haberlerini okudum ki bu örgüt Esad ile çatışan bir örgüt.Hangi mantıkla bu saldırıyı yaparlar ki diye düşündüm.

Bazı doğru bilgi verdiğine inandığım sayfaların/sitelerin bu olay sonucunda rezilliklerini yaşadım.Direk suçlamalar yapıldı.Bomba patladığı anda 'Sorumlu Esad' dendi ki hükümetin açıklamasına göre de Suriye gizli servisinin bir kolu yapmış bu saldırıyı.Saldırının amacının ise Hatay'da ki mültecileri korkutmak olduğu söylendi.Bunlar hükümet kaynaklarının söyledikleri.

Suçlamaları herkes hazır tuttu.Kendi fikrine göre zikretti medya.Ulusalcılar ''ÖSO ve oradaki mülteciler yapmıştır.'' dedi.Esad karşıtları ise direk ''ESAD'dır!'' dedi.

Şuan resmi olarak 49 kişinin öldüğü söyleniyor.Bu yazıyı bitirdiğimde, yada yazarken kaç kişi olacağı konusunda bir tahminim yok.

Hükümet kendi kaynaklarını yağdırıyor, gazete ve televizyonlara.Gazeteler kendi kaynaklarını oluşturamıyor, çünkü yayın yasağı getirildi hükümet tarafından.

Yayın yasaklarını yeri geldiğinde desteklerim.Ülkenin fiziki koşullarına göre.Bu, ayaklanma tarzındaki olaylar sonucunda kabulümdür.En son yanlış hatırlamıyorsam Şemdinli'de buna benzer bir karar alındı.Yayın yasağı geldi ve bizler PKK medyasından olayların onların lehindeki haberleriyle gündemi takip ettik.

Yayın yasaklarını zırt pırt vermenin saçmalığını, söylenilenler gibi 'bilgi kirliliği' oluşturur.

Bilgi kirliliği oldu da.

Şuan 100'ü geçik ölen vatandaşın olduğu söyleniyor.Söyleniyor.Ne olacaktı ki.

Yayın yasağı gelirse oradaki yerel halktan gelen bilgiler senin kaynağın olur.

Gidip görmene izin yok, düşünsene.

Burada hükümetin saçma bir politika izlediğini düşünüyorum.Yayın yasağı sonucunda halk daha da galeyane geliyor.100'ü geçik ölen vatandaş derken yerel halk hastane kayıtlarından yola çıkmış bkz. Ama inşallah 49 kişiden fazlası olmaz, ne diyelim.

*

Mültecileri besleme konusunda faşizan yaklaşıp 'Çıkıp gitsinler, niye besliyoruz ki' demeyeceğim.Acıtasyon da yapmayacağım ama yardım edilmesi gereken herkese yardım edilmeli.Bu kadar basit.

*

Özgür Suriye Ordusu'na gelecek olursak.Sonuna kadar kimseyi savunmak istemem.ÖSO'nun da sivil öldürdüğünün kanıtları var.Ama Esad gibi kendi halkını açıkça katleden bir diktatörün de yanında olmam, kusura bakmayın.Olanlarda, zamanla kendi pişmanlıklarını göreceklerdir bence.

*

Bir de 40'ı geçik insanın öldüğü saldırılar konuşulmaz oldu.Benim en sinir olduğum şey twitter'da büyük çoğunluğun bu konuya değinmemiş olması.Hala saçma sapan şeyler yazıyorlar.

Şimdi siyasetle uğraşmak var, bir de uğraşmamak var.

Reyhanlı'da patlayan bombayı siyasi görüp bir şeyler yazmayanlar, ölen insanları da mı siyasi görüyor? Bu suskunluk neden?

*

Bu suskunluğu dün gece Fenerbahçe-Galatasaray derbisi sonrasında öldürülen kardeşimiz Burak Yıldırım bozdu.

Galatasaraylı iki şerefsiz birini öldürüyor.Sonra tüm Galatasaraylılar şerefsiz.Yok öyle kardeşim.Yalan olmasın bir Galatasaraylı olarak sesimi çıkaramadım, sanki suçlu benmişşim gibi.

Bu genellemeye tabi tutan insanları da, fanatikliğine ve cahilliklerine veriyorum, başka bir şey değil.

Bu iki olayda da olan annelere oldu.Anneler gününde hemde.

Reyhanlı'da ölen insanların ve Burak Yıldırım'ın ailesine buradan başsağlığı dilemekten başka bir çare yok.Elimizden gelen tek şey ''Allah rahmet eylesin'' demek.

Ama tüm her şeyi özetlemek gerekirse Türkiye'de bir can değil, 50 can değil.Türkiye'de son 3 günde gördüğüm tek şey sporun Türk insanında ki o akıl almaz değeri.

Hadi kalın sağlıcakla, TV izleyerek.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Farklı Açılardan Uludere

#uludere olayı
''29 Aralık Perşembe günü meydana gelen TSK'nın Şırnak Uludere'de sınırdan ülkemize giren ve kaçakçılık yapan yerli halkın terörist sanılıp F-16 ile bombalanıp 35 köylünün ölmesi olayıdır.''
 TSK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bu şekilde olayları geçmişte de bir hayli fazlaydı.Fakat o dönemlerin geçmişte kaldığını düşünüyorum.Bu olay büyük affedilemez bir askeri hataydı.Fakat nasıl bir hata?
-Bir durama göre: Köylülüler tek geçim kaynağı olan kaçakçılığı askerin bilgisi dahilinde yapıyormuş.Askerin PKK 'ya karşı yapacağı operasyonlar da köylü bilgilendirilip köylülerin kaçakçılık yapmaması gerektiği bildirilirmiş.Peki bu sefer neden kaçakçılık yapan köylüler terörist sanılıp öldürüldü?Amaç orada ki kaçakçılığı bitirmek miydi?
-Bir duruma göre de köylüler İHA 'lar tarafından terörist sanılıp direk bombalama yapıldı.Çünkü PKK 'nın Hantepe,Dağlıca ve Aktütün saldırılarında katırlarla ağır silahların taşınıldığı da İHA'lar tarafından görüntülenmişti.
Şimdi gelelim benim yorumuma:
1. durum olarak şu dönemde askerin artık eski 90'lar kafasıyla hareket etmediği (en büyük kanıtı 24 askerin şehid edilmesi olayında halka baskı ve zulüme geri dönmemesinde saklı) ve daha sivil olduğu görünmektedir.Kaçakçılığı bitirmek için böyle bir olay yapılması bana saçma geliyor.Herkesin de bildiği gibi oradaki halkın başka geçim kaynağı olmadığı için buna mecbur.Devlette halkını geçindirmek zorunda olduğu için yıllardır olduğu gibi buna itiraz etmiyor,edemiyor.Edememesinin sebebi de halkın ekmek parasını kazanacak alanların sınırlı olması.
2. durum da ise TSK'da ki İHA 'ların mükemmel çözünürlük kalitesi olduğu ve termal kameralarla bu insanların terörist olup-olmadığını anlayabilecek teknolojiye sahip olduğu biliniyor.Kullanamadılar mı acaba? yada baskın olacak istihbaratı ile aniden mi bombalama oldu.Bunları tam olarak bilemeyeceğiz.Ama askerin yada hükümetin bunları açıklaması gerekiyor.Ama asker affedilmeyecek büyüklükte bir hataya sebep oldu.
Çünkü gelişen ve değişen denilen Türkiye'de bunların hala olması ve 35 insanın ölümü üzerine kimsenin özür dilememesi bunu daha da körükler.Hata olduğunu kabul eden de siz,özür dilemeyen de siz.35 kişinin cenazelerinde olmayan devlet ve asker,cenazeleri BDP 'lilerin kucağına bırakıp onların propaganda yapmasına o tabutlara PKK 'nn simgeleri,renkleri ve bayraklarını örtmesine sebep oldu.Sonrada Kürt açılımı deyin.
Be kardeşim sen ilk önce böyle şeylerin olmasını engele sonra açılıma başla yada açılıma burdan başla.Anladık Kürtlere bazı haklar veriyorsunuz ama sen ilk önce PKK 'nın propagandasını yaptırma git devlet olarak cenazeleri kaldır sonra atağa kalk !
Asker büyük bir hata yaptı,ama devlet özür dileyip bu hatanın sonuçlarını hafifletebilir.Samimiyetine inanıyorum ama devlet olarak ÖZÜR DİLE Erdoğan !