22 Mart 2015 Pazar

BEFORE AFTER'lı Çözüm Süreci

Yıllardır Kürt faşizminin partisi olarak bilinen, son olarak ismi HDP olan PKK'nın siyasi hareketi, özgürlükçü ve hükümete karşı desteklenebilecek(barajı geçerek) bir parti durumuna getirildi. Medyanın sermayesi ünlü şahsiyetler de bunları destekler şekilde açıklama yapar oldu. Neymiş efendim HDP barış istiyormuş, cinsiyetçiliğe karşıymış, halkların kardeşliğini istiyormuş. Bunları istemeyen ve dillendirmeyen siyasi parti bulmak çok zor, ama HDP amaca giderken 'o' seçmenleri araç olarak kullanıyor ve elbette bunu göreceğiz.


HDP'nin, Öcalan'ın ve sevimli lider olarak lanse edilen Demirtaş'ın popüler olmasının en büyük sebebi ise AK Parti. Bu süreci ilk başlarda destekleyen bir vatandaş olarak söylüyorum ve süreç boyunca ilk aklıma gelenleri söylemek istiyorum.

Önceden PKK flamaları açılınca haber olurdu, şimdi PKK'lının heykeli yapılıyor ve bunu yıktıran hükümet haber oluyor.

Önceden PKK Türkiye'deki en vahşi ve tehlikeli örgüt olarak haber olurdu, şimdi paralel örgüt dedikleri cemaat yapılanması PKK ile kıyaslanarak haber oluyor.

Önceden PKK'lının terörist olduğunu PKK'nında terörizme neden olduğunu herkes söyler ve bunlar haber olurdu, şimdi PKK'lılar gerilla oldu, Öcalan ise Kürt lider olarak haber oluyor.

Önceden başkanlık sisteminin nelere yol açacağı söylenir ve haber olurdu, şimdi ise başkanlık sistemi sonrası 'özeklik' konuşuluyor ve haber oluyor.

ve son olarak...

Önceden APO'nun fotoğrafları açılınca haber olurdu, şimdi APO posterlerinin yanına MHPli belediyenin çelengi konunca haber oluyor.

Ama değişmeyen bir şey var.

O da; önceden Kürt sorunu yoktur diyen bir başbakanımız vardı ve bu haber olurdu, şimdi o başbakan cumhurbaşkanı oldu ve her şeye rağmen Kürt sorunu yoktur diyor ve bu haber oluyor.

Sakın kelimelerle alakalı bir sıkıntım olduğunu düşünmeyin. Umrumda bile değil, ne derseniz deyin. Terörist olur, gerilla olur, yoldaş olur fark etmez. Ben zaten diyeceğimi diyorum. Ama şunu da unutmayın; nasıl 11 Eylül sonrası 'İslami Terör' diye bir şey çıkardılar ve televizyonların önünde bas bas bağırdılarsa, şuan sürece dair Türkiye'de yapılan medya hareketi ve algı yönetimi de böyle bir şey. 'İslami Terör' kavramı başta Amerikan halkı ve dünyada ne boyutlara geldiğini gördük. Peki süreçle gelen bu algı yönetimi memlekette ne boyutlara ulaşacak?

Yakında!

________________________

Yazıya ek olarak(25.03.2015):

Barış isteyen HDP'nin İstanbul Nevruz kutlamalarında PKK'nın şehir yapılanmasından birinin yaptığı konuşma:
''... Bilinmelidir ki barışın teminatı ordulaşmaktır, gerilla saflarıdır...'' (dk: 2:05-2:13)
'Halkımız', 'Kürt gençliği' bla bla bla diye de devam eden konuşma HDP'nin organize ettiği mitingde kürsüde yapılıyor. Daha niceleri de mevcut. Burada o konuşmayı yapanların PKK'nın çılgın çocukları olması veya önemsiz bir olay diye nitelendirilmesini belki anlarım. Ama konuşmanın 'barış ve özgürlük timsali' HDP organizasyonunda alenen yapılmasını anlayamıyorum. He dersen ki 'Kürt faşistiyim, böyle konuşmalar beni heyecanlandırıyor.' eyvallah. Ama faşist olmadığını iddia edip de buna 'eyvallah' diyeni, kusura bakmayın da kabul edemiyorum.