16 Ağustos 2013 Cuma

Küçük işletmelerin otobüslerinde vazgeçtim

samimiyetsiz yolculuklardan.

Şehirler arası yolculuk derken de Ulusoy, Nilüfer, Kamilkoç, Metro turizm gibi firmalarla yolculuk değil.
Küçük işletmeler şeklinde tabir edeceğimiz yerel firmalarla. öz Sivas Huzur Tur gibi.

Bu işi şirketleştiren, samimiyetin uzak olduğu, ciddiyetin ocağında kaynayan sıcak suları ikram eden, somurtu içinde yolculuğun devam ettiği bir şehirler arası yolculuk hepimizin hemfikir olmaya mecbur kaldığı yolculuk tipi oldu.

Hani bu konuda yapacak hiçbir şeyin olmadığını, bu olayın bir nevi süper market-bakkal ikilisiyle güzelce özetlenebileceğini biliyorum.Ama yine de 'küçük firmalarla şehirler arası otobüs yolculuğu' denen hadiseyi duygusal bir şekilde memleket kokusuyla yorumlamak istiyorum.

Yerel küçük firmalarla yapılan yolculuklar.
Otobüse binerken koyulan sayısız çuvallar, yaşlı dedelerin ayakkabılarını çıkartmaları, teyzelerin molada aldıkları nevaleleleri tüm otobüse dağıtma çabaları, nerden bindiğine göre değişkenlik gösteren yöresel şarkılar çalmalar, otobüsün içindeki ağır yemek kokuları, molalarda 'kadriye teyze nerede daha gelmedi mi?' soruları, muavine 'yiğenim bi su getir hele' samimiyetinde ki ricalar, ağlayan çocukları elden ele tatmin etmek amaçlı dolaştırmalar, konuşmalardaki şiveli vurgular, hemşeri olmanın verdiği sıcaklıkla kurulan arkadaşlıklar, İstanbul'a girildiğinde sabit bir noktada değil de halk otobüsü gibi sürekli yolcu indirmeler, şoförle edilen amansız muhabbetler eşliğindeki yolculuk... 

Gerçekten bunlar paha biçilemez.İstanbul-İzmir yada Antalya-Ankara seferlerinde göremeyeceğimiz samimiyetlikler. Memleketi İstanbul olan arkadaşlara, bu konudan dolayı acımıyor da değilim.Büyük eksiklik.

Memleket denen toprak parçası yurt dışındakilere Türkiye, bizlere ise anadan babadan kalma yerler olarak lanse ediliyor.Doğup büyümekten ziyade, bir durum bu yani.Memleket kelimesinin maddi manevi tanımını da neden yaptım bilemiyorum ama çok betimleme yüklü bir yazı olduğu için herhalde, işi tanımlamaya dökmek istedim.

Yıllar sonra Sivas'a gitmemin verdiği mutluluk bu yazıyı yazmamda koca bir neden oldu.

Düzensiz, sadece maneviyat yüklü bir yazının da sonuna gelmiş bulunuyoruz. arslankerim.blogspot.com olarak yazıdan memnun kaldığınızı düşünerek bir daha blogu ziyaret etmenizi bekler, iyi günler dileriz.