15 Ağustos 2013 Perşembe

1 yeni Tweet

Twitter, vaktimizi hibe ettiğimiz mikro blog şeklinde fiyakalı bir tanımı olan sosyal medya aracı.

Twitter ile ilgili o kadar çok şey var ki anlatacak.Ben sadece taymlaynda ki günlük dalgalanmaları yani bu twitter ana sayfanızdaki tweet akışıyla alakalı yarayı haykıracağım.

Twitter'da tweet akışını takip etmek, takip ettiğin o değerli kişilerden gelen tweetleri okumak zamanımızı bunla geçirmek.Mevzu buna kadar derin.

Gündüzü ayrı.Gecesi bambaşka bir arzu.
Gündüz sadece okursun.Sürekli tweet gelir.
Ya gece?

Az tweet atılır.Ama öz değildir, sen öyle olmasını istersin.Sadece şu alttaki için.
Şimdi kandırmayalım kendimizi.Ekranda saatlerce arkadan müzik çalarken ''1 yeni Tweet'' yazısını görmeyi istiyoruz.Ha bazen kendi çapımızda atılan tweetleri biriktiriyoruz.Bu fantezi sık yapılır.Bende genellikle böyle yaparım.Ama gece belli bir saatten sonra olay buna döner.Mesela bu yazıyı ben twitter'da paylaşacağım ve seni bu olayı yaşadın sayacağım.

Şimdi bu 'gece tweet sendromunun' içine nasıl mı püskürtülür? Heycanla beklediğin tweet, hayal kırıklığıyla nasıl mı sonuçlanır?

Sen az ama öz tweet atılmasını beklerken, takip ettiklerinden biri 'çok uykum geldi yaaaaa :(' yazar.Hayattan çektiğin yetmezmiş gibi(!) birde bunlarla uğraşmak zorunda kalırsın.Ama sonuç olarak içinde patlar.Aslında uykusunun gelmesini yazmasında da bir sorun yoktur.Burası bir mikro blog ve sen o kişiyi takip etmek zorunda hissediyorsun kendini.Herkes de vardır 'uyuyamıyorum yineeeeee' gibileri ve bi hatrı vardır takip etmemiz için.Bu arkadaşlar, çok güzel arkadaşlar.Onun için takibe devam edin.Beklediğiniz kişilerden taymlaynınıza tweet düşmeyecek çünkü.Yada sizin istediğiniz tweetler olmayacak işte.

Güzel başlanan yazı da neden böyle damara bağlanır? Melih Gökçek BÜYÜK HARFLERİ KULLANARAK tweet atmayı nereden öğrendi? Hee!

(Bu sendromu yaşamayan liselidir diyeyim de şizofren demesinler.)