30 Mayıs 2013 Perşembe

Memur olarak polis

Yine ve yeniden yazıyorum

Sen polisi ve askeri ne sanıyorsun arkadaş.

Her olayda polisin sertliği ve biber gazı konuşuluyor.Olmasın tabi.Polis sert çıkmasın.Çıkmamalı da.Biber gazını ilk iş olarak kullanmamalı.Ama ne yapmalı?

Konuya şöyle giriyorum.Polis her dönemde ülkedeki iktidarın gücü, askeri konumunda oluyor.Bu tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de böyle.Şimdi tuzluğun biri çıkacak diyecek ki ''öyle değil'' Sen sus bi hocam.Allah aşkına bi bitin artık.

1997-2000 arası yaşanan o başörtü olaylarını hatırlar mısınız? 

Hani başörtülü kızların saçını açması için zorlayan polisi.

Polisin yaptığı doğru mu? Hayır.

En basit örneği olarak bunu düşünürsek sizce nasıl bir örnek, bu işin içinden nasıl çıkacağız dimi?

Polis ve asker dediğin kişiler yasalar gereği Başbakanlığın birer memurlarıdır.Hiyerarşi gereği olsa gerek, ki öyle, polis iktidarın yani patronunun dediğini yapmak zorunda.Burada iktidarı savunma amacında değilim.Burada ben polisi ve askeri savunuyorum.Sonuna kadar da savunacağım.Ta ki genellemeye tabi tutulmadığı sürece.

***

Yapılmaması gereken şeyler var.Polisin sert müdahaleleri, askerin konuşulan darbe planları.İkisini de istemiyoruz, ama neden kin duyuyorsun arkadaş? Çürük elma klasiğini mi söyleyelim illaki.

Önceden askere hep saydırılırdı.Bir şeyler oldu asker artık etliye sütlüye karışmaz oldu.(Ne olduğu belli)
Sırada polis vardı ve olan oldu.Artık oklar polisi işaret ediyor.

Muhalefet partililer daha doğrusu iktidar dışındaki herkes polise bir kin duymaya başlıyor.

Azıcık mantık, azıcık sağduyudan başka hiç bir şey diyemiyorum.

Polis bir kalabalığı nasıl dağıtabilir?

Yetkili mercilerce izin verilmeyen bir konuda grup/kalabalık/marjinal grup her neyse toplanıyor ve kalabalık gitgide artıyor.Önünü alamıyorsun.Polis dağılın diyor.Ama kalabalık dağılmamakta hem fikir.Polis ilk olarak kalabalığı dağıtmak için üzerine yürüyor.Kalabalıkta inatla polisin üzerine. 

KESTİKKKKK!!

Bundan sonra polisi düşünüyoruz.

Bir veznedarın, öğretmenin, futbolcunun, doktorun, mühendisin kim olursa olsun görevi ne ise(görevi diyorum bakın) onu yapmak zorunda.Polisin 'zor kullanma' yetkisininde var olduğu bilindiğine göre, nasıl ilerleyecek bundan sonraki senaryo?

***

Önceki yazımın birisinde bahsettiğim polisle olan olayım.
Başımdan geçen bir olayı anlatayım.
24 Nisan 2011.Malum Diaspora.Bu güne Ermeni Soykırımını Anma Günü diyenlerde var.Bende diaspora yalanı için Taksim'de entel takılan bazı saçma sapan gazeteci ve çakma aydınlara karşı yürüyüşe katılmıştım, ülkücülerle birlikte.Biz 'Vatan, Millet Sakarya' diye bağırırken polis bizi çevreledi.Galatasaray Lisesi'nin ordayız.Arkadan komünist bir grup ne için olduklarını gerçekten hatırlamıyorum yürüyüş yapıyorlardı.Olduğum grupta, bu kişilere saldırmaya kalktı.Polise vuranlar da oldu.Poliste karşılığında biber gazlarını ve coplarını konuşturdu.Beraber gittiğim arkadaşımı da geri çekiyordum.Öyle böyle derken olaylar dindi.
Burda anlatmak istediğim şey bir nevi devletin politikasını destekleyen gruba bile polis sert çıktı, çıkmak zorunda kaldı.
İşte olay aslında bu.