21 Mart 2013 Perşembe

Öcalan'ın mektup temennileri

Evet malum kişinin bugün yani 21 Mart 2013'de Diyarbakır nevruz kutlamalarında Sırrı Süreyya tarafından mektubu okundu.Mektupta bulunan:
  • Halkların kardeşliği
  • Misak-ı Milli vurgusu
  • Çanakkale Savaşı'nda ki Kürt-Türk birlikte savaşması
  • İslam bayrağı altında kardeşlik
  • Halay-Horon kardeşliği 
  • Hz. Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed vurguları
  • Bölünmeye karşı birlikte olalım çağrısı 
  • Helalleşme vakti 
göndermelerinde Öcalan neyi amaçlamış olabilir.Bu göndermeler 30 yıldır PKK ve eylemlerine karşı bizlerin sarf ettiği sözler.Yıllardır Stalin, Mao ve bunların savunduğu Sosyalizmi kendine ideoloji olarak belirleyen bir Öcalan ve PKK var.Bu mektup tamamen göz boyama.Halkın gözünü boyayarak kendini masuma çıkarma çabaları.

''Şehit verilmesin.Masum insanlar ölmesin.'' temennilerini bizde istiyoruz.Barış olsun.Görüşmeler sürsün.Ama kesinlikle ve kesinlikle Öcalan'a ev hapsi veya müebbet cezasının kalkma ihtimali olmasın.Barış için zaten hazmedemeğimiz şeyleri ellerimiz titreyerek okuyoruz, izliyoruz.Ama ötesi olmasın.

Birde kendimce bu göndermeleri yorumladım.

Halkların Kardeşliği / Halay-Horon kardeşliği

Yıllardır tüm siyasi partilerinde bahsettiği gibi hepimiz kardeşiz.Hepimiz aynı topraklarda yaşayan kaderleri bir insanlarız.Faşist(!) olarak hitap edilen MHP, bu ''kardeşlik'' vurgusunu sürekli söyledi.Yani kimseden bunun aksi tek bir cümle bile çıkmadı bu zamana kadar.Genede BDP, DTP neyse artık bu vurguları yaptı.Ama kendi çaplarında tehditler savurarak.İnsan ölümlerine dolaylı olarak destek çıkarak.
'Halkların Kardeşliği' özetle herkesin dillendirdiği en büyük temenni.

Misak-ı Milli vurgusu / Çanakkale Savaşı'nda ki Kürt-Türk birlikte savaşması
Kürt, Türk, Laz Çerkez hatta bazı Rumlarla bile Kurtuluş savaşında beraber savaştığımızı biliyoruz.Kimse demedi zaten ''Kurtuluş Savaşında Kürtler bizi sırtımızdan vurdu.'' diye.Zararlı Cemiyetler olarak bize öğretilenler arasında Kürt cemiyetinin olması hiç birimizi genel olarak Kürt halkına düşmanlık beslettirmedi.Orada İslamcı cemiyetlerde vardı.Ne yapalım şimdi İslam'dan vaz mı geçelim?
'Misak-ı Milli' vurgusunda bu toprakları hep beraber kazandık mesajını veriyorsa Öcalan; avukatları yoluyla bunu ilkokul okuyan herhangi bir çocuğa sormasıyla öğrenebilirdi.30 yıl bu mesajı vermekle geçirdiyse onu destekleyenlere yazık!

İslam bayrağı altında kardeşlik

Öcalan'ın yukarıda ki göndermelerine bakarsak İslam'ı ortak bir payda olarak görmüş ki bu doğru.Ama Öcalan'ın İslam ve din konusunda neler yazdıklarını biliyor musunuz?

Öcalan, “Sanat ve Edebiyatta Kürt Aydınlanması” isimli kitabının 153. sayfasında şunları söylüyor: “Yukarıda Tanrı olsaydı, beni yine yanlış yola sevk edecekti. Allah da Kürtler için değildir, Kürtleri şaşırtıyor. Kürtlerin Allah'ı da onları yanlış yola sevk ediyor. Bunun için ben kendi kendimin tanrısıyım.”

Bir başka kitabında ise kendini yarı tanrı ilan ediyor.

“Özgür Yaşamla Diyaloglar” isimli kitabının 257. sayfasında ise şöyle anlatıyor:
“Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum.”

“Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa” kitabının 1. cildinin 204. sayfasında da PKK elebaşı Öcalan, “Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona  ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür” diyor.

Abdullah Öcalan, söz konusu kitabın 313. sayfasında da şunları söylüyor:
“Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir.” Öcalan, kitabın 354. sayfasında ise “Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur” ifadelerini kullanıyor.


1992'de Yalçın Küçük'e verdiği röportajda "PKK'nın çıkışıyla İslamiyet'i karşılaştırıyorum... Peygamber gibi konuşmak, peygamber gibi hitap etmek, nazarımda çok değerlidir. Kaldı ki peygamberce olmak niye kötü olsun!"  demiş.

Öcalan M. Ali Birand ile 1992'de yaptığı röportajda
''Yurtdışına çıkışımı peygamberin Mekke'deki sıkışmış durumuna benzetirim" diyor.

Eski Savcı Gültekin Avcı da "Kürt Buhranı" isimli kitabında Öcalan'ın İslamiyet'e bakışını araştırmıştı. İşte Öcalan'ın kitaplarından derlenen İslamiyetle ilgili sözleri;
"Ayet ve sünnetleri materyalist analiz çerçevesinde değiştirmek gerekir"
"Camilerde tiyatro oynanmalı! Namaz bir tiyatrodur!"
Öcalan: "Günümüzün Allah"ı bilimdir."
"İslam inancı bir hastalık!"
"İslam dini Kürt"leri ezdi!"
"Öcalan: Muhammed"in kişiliği çelişkili!"
"Kürtler İslamlaştkça Kürtlüklerini unutuyorlar!"


Bu sözleri sarf eden bir kişi 'İslam bayrağı altında kardeşlik' vurgusuyla da Müslüman Kürt halkını etkileme yolunu tutuyor.PKK'nın genel olarak Kürt halkı üzerinde etkili olamamasının sebebini de komünizmi kendilerine ideoloji olarak belirlemeleri değil miydi zaten.Böyle mesajlar vererek diğer Kürt vatandaşları da cezbetme çabası aşikar bir şekilde ortada.


Hz. Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed vurguları
Ortadoğu olarak bilinen bu bölgede etkin olan peygamber ve milletler üzerinde kendi çapınca barış sinyalleri veriyor.

Bölünmeye karşı birlikte olalım çağrısı
Yine ve yeniden söyleyelim.30 yıldır PKK'ya ve kendisine karşı söylenen sözleri bizlere mesaj olarak iletmesi ne komik ama değil mi? Türkiye yabancı güçlerin etkisindeki sağ-sol çatışmaları, alevi-sünni olayları, Ermeni ASALA örgütünün katliamlarını gördü.Son olarak da Kürt-Türk çatışmasına PKK ve Öcalan yüzünden itilmedi mi? 'Bölünmeye karşı birlikte olalım çağrısı' ne kadar inandırıcı ağızlardan çıkıyor ama dimi.

Helalleşme vakti
Barış isteyen biri olarak asker ve sivilleri öldüren kişilerle helalleşmek istemiyorum.Ama artık Öcalan'ın zamanında dediği gibi ''Yabancı güçlerin etkisinde ve desteğiyle bu hallere geldik.'' yorumlarını bazı PKK yandaşlarından dikkate almalarını istiyorum.

Benim askerimi ve vatandaşımı öldürenlerle neden helalleşeyim ki? Kusura bakılmasın ama bu durumu kabullenme aşamasına girelim ama unutulacak şeyler değil.Maşa olan bir Öcalan ve sonrasında kendi amaçları uğrunca bunları uyuşturucu, sigara ve silah ticareti olarak çeviren bir örgüt yani çatışmaya devam eden bir PKK var.

Kolay kolay unutulacak şeyler değil.Ama tabi ki de barış için insanlar ölmesin diye susararak beklemekten yanayım.Helalleşme konusunda.

PKK ve yandaşları dışında hiçbir Kürtle bir sorunum olmadığı için pek dert edilecek bir durum değil bizler için.

Son olarak toparlarsam.
Benim amacım barış isteyen birinin mektubunu baştan aşağı eleştirmek değil ama zamanla barışı yok eden birisinin böyle yıllardır herkesin dediği iyi dilekleri ve niyetleri tekrar etmesi.

Cengiz Çandar'ın da dediği gibi bu saatten sonra PKK ve Öcalan meşrulaştı.AKP ve başındaki Erdoğan süreçteki hatalar ile tüm Türkiye'de ki siyasi partileri ve halkları etkilemiş olacak.Süreç sonunda olumsuz adımlar Türkiye'nin önümüzdeki 50 yılını da etkiler gibi görünüyor.

İnşallah tersi olur da barış görüşmeleri sonucunda PKK silahını bırakır, yurtdışına mı artık nereye gidecekse giderse ondan sonra görev bize düşüyor.30 yıldır yaşanan acıları hazmedebilme aşamasına geçeceğiz.Hem bazı kandırılan teröristlerin, hem askerlerimizin hemde sivillerin kanı akmasın, yeterki.Siyasetçiler gibi konuşmak istemezdim ama benimde temennim bu.

Bende kendimce bir şeyler yazdım, çizdim.

Kalın sağlıcakla, temennilerle.

Abdullah Öcalan'ın Mektubu - tam metin

---------
http://www.aktifhaber.com/dindar-ocalan-pri-tutar-mi-707275h.htm
http://video.mynet.com/erkanarkut/PKK-komunist-ve-ateist-bir-orgutlenmedir/1340949
http://www.ensonhaber.com/ocalan-pkkya-silah-birak-cagrisi-yapti-2013-03-21.html
http://www.haber7.com/guncel/haber/1004625-iste-ocalanin-mesajindaki-kritik-sozler